Uncategorized

Ayça II – Gün 6 & 7

Bodrum’dan merhaba!Dün malum yolculukla geçti. Sabah 4:30’da kalkar kalkmaz pijamalarımla (!) ısınma-8 nefes vahni (x2)-ılınma yapıp hazırlanmaya koyuldum. Arabada gözlerimi 1 saat kadar açık tutabildim, o da birşeyler yiyip içtiğim için. Çıkınımızın dibini daha ilk saatte gördükten sonra eşim kendini şoför gibi hissetmesin diye ona yolculukta eşlik etmek  için DJ’lik işine giriştim. Telefondan şarkılar seçerken ekrana bakmaktan midem bulandı, dur bir dinleneyim diye gözlerimi kapattım. Açtığımda Akhisar’daydık.

Kötü haberi, hava ve yol durumu vermek üzere annemleri aradığımda aldım. Annemlerin evine hırsız girmiş. Hem de gündüz vakti babam salonda uyuklarken. Neyse ki canlarına birşey olmamış, maddi biraz kayıp var, bolca da sinir bozukluğu. Dünden beri ara ara bunu düşünüyorum. Hayatta iyi olduğu kadar kötü de var, hem de ne iyilikler ve ne kötülükler…

Dün yolda saatlerce sızmış olmama rağmen akşam 10’da bayılmadan az önce kendimi yatağa attım. Yatarken de saati 5:50’ye kurdum. 8 saatlik uykuyla toparlarım iyicene.

Gece oda çok sıcaktı, alt kattaki bebek de ne bizi, ne anasını uyuttu. Tam sabaha karşı dalmıştım ki horozlar uyanma saati olduğuna karar verip koroya başladı. Alarm çalıncaya kadar uyumaya hakkım olduğuna, hatta alarmı kapatıp uyumaya devam etsem de yol yorgunu (sanki bütün yol uyuyan ben değilim!) olduğum için bunun mübah olacağına kendimi inandırdım. Alarmı kapatmak için telefona uzandım. Saate baktım 5:48! Vay be, biraz horoz destekli de olsa iç saat çalışmaya başladı galiba! Bu bir işaret olsa gerek, kalkmazsam ilahi güçlere ayıp olacak.

Yeni bir mekanda ilk yoga…heyecanlandım azıcık. Nerede dursam? Ne tarafa baksam? Akşam yatarken kıyafetlerimi hazırlamıştım. Bodrum sıcağına, Lolasana yapabilmek için Şirince’de kesmek suretiyle tozluk haline getirdiğim çoraplarımı bile getirmiştim. Onlar da duruyor kenarda. Sonunda terasta yapmaya karar verdim. İyi de yapmışım. Yeşilliklerle çevrili, kimsenin göremeyeceği geniş bir alan. Hafif de bir meltem var. 

Dünkü yoldan sonra bedenim tutuk olur diye bir önyargım vardı ama herşey yolundaydı. Horoz sesleri, cırcır böcekleri, matın üstüne çıkıp inen karıncalar eşliğinde sakin bir çalışma oldu. 

Blog yazıları dün iyicene birikmiş. Bizim ev halkı hala uyuduğu için okumaya vaktim var. Birkaç tanesini okuduktan sonra ellerim kaşındı, dilim kamaştı, benim de yazasım geldi…

Advertisement

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s